Toplumda işlerin etkili bir şekilde yürütülebilmesi için kişilerde bireysel olarak kazanılmış ortak bir zaman algısına ihtiyaç vardır. Çünkü insanlar, zamana bağlı olarak günlük yaşantılarını düzenlerler. Bireylerde zaman yönetimi becerisi, sahip oldukları zaman algıları çerçevesinde gerçekleşir. Zaman algısı, hem zihinsel hem de sosyal bir olgudur. Yaşanan her olay, bu zihin saatinin içinde belirli bir yere kaydedilir ve herkesin bir zihin saati vardır. Bu sayede bir olayın hangi olaydan önce veya sonra yaşandığı, neyin ne kadar süre olduğu gibi pek çok verinin hatırlanabilmesi sağlanır.
Ayrıca zaman algısı sosyal bir olgudur. Çünkü insanlar arası ilişkileri düzenlediği gibi, sosyal bir olgu olarak çocukluktan başlayarak öğrenilmesi gerekmektedir. Aksi takdirde, zaman kavramına uygun bir şekilde kendini disiplin altına almayı ve kısıtlamayı öğrenmezse, toplumda yetişkin bir insan olduğunda da sıkıntılar yaşamaya devam eder. Ancak, zaman doğası itibariyle soyut olduğu için çocuklar onu birden bire anlamakta, kavramakta zorlanırlar. Bu yüzden zaman kavramı, çocuklar tarafından yetişkinlik dönemine kadar tam olarak anlaşılamaz. Bu durumun iki ana sebebi vardır. Bunlardan ilki çocuklarda, zamana ait olmayan kavramların, zamana ait olandan daha önce kazanılmasıdır. Diğeri ise, zaman kavramının, mekân ve nicelik kavramları gibi kendiliğinden ortaya çıkmamasıdır, yaşa bağlı olarak gelişen bir soyut ve karmaşık bir kavramdır. Birçok araştırmacıya göre, çocukların zaman anlayışlarındaki gelişimler ise 5–12 yaşları arasında, yaşa bağlı olarak meydana gelmektedir. Çocuğun, erken yaşlardan itibaren zaman kavramına ilişkin uyarılar almasının ve zaman kavramını anlamaya başlamasının onun, bazı olaylar ile günün belirli zamanları arasında bağlantı kurmasını beraberinde getirdiği söylenebilir.
Yoğun bir hayatta çocuklar okul, ev ve sosyal alanlarındaki sorumluluklarını ve aktiviteleri dengelemekte güçlük yaşarlar. Çocuklara sadece planlama ve zamanı yönetmeyi değil, zamanı da daha etkili kullanmayı öğretebildiğimizde onlara hayat boyu fayda sağlayacak bir beceri kazandırmış oluruz. Bu beceriyi kazanmak her çocuk için hemen olmayabilir ancak sabırlı ve tutarlı olduğunda her çocuk bu beceriyi içselleştirebilir ve daha planlı olabilir.
Planlama becerisi çocukların ve yetişkinlerin gündelik hayatta bir yemek yaparken, matematik problemi çözerken, araba kullanırken, okul çantası hazırlarken farkında olmadan kullanılan, zamanla otomatikleşen bir beceridir.
Genel olarak nitelendirecek olursak planlama becerisi; karşılaşılan bir problem durumuna uygun çözümler üretip, stratejiler geliştirme, değişen problem durumlarına uygun yeni stratejiler geliştirebilme, seçilen çözüm ve stratejilerin uygulanıp değerlendirildiği bir alandır.
Planlama, aynı zamana öğrenmenin temellerini de oluşturan bilişsel alt becerilerden bir tanesidir. Planlama becerisi zayıf olan çocuklar çoğunlukla bir matematik problemi çözmek için nereden başlaması gerektiğini bilemeyebilir, problemi uygun çözüm adımlarına göre çözmeyi başaramayabilir, işlem önceliği belirleyemeyebilir, okuduğu bir metni akışına uygun şekilde özetleyemeyebilir, kavram çağrışımlarını belirlemekte zorluk yaşayabilir, okuduğunu yanlış anlayıp düzeltemeyebilir ve neden sonuç ilişkisi kurmakta zorluk yaşayabilir. Çocuklarda planlama becerisi gelişiminde anne ve baba rolü oldukça önemlidir. Demokratik bir tutum sergileyen ebeveynlerin çocukları planlama becerisini daha hızlı kazanabilmektedir.
Okul Öncesi ve Okul Dönemi Zaman Yönetimi Becerisi
Okul dönemi çocukların anne ve babalarından sık sık “Çocuğum çok dağınık, ne yapsak odasını, kişisel eşyalarını toparlamıyor. Okul eşyalarını okulda unutuyor, kişisel sorumluluklarını yerine getiremiyor, ders çalışmaya bir türlü başlayamıyor, defalarca söylememe rağmen beni sanki duymuyor!” sözlerini duymaktayız.
Aslında bunların temel sebebi nedir?
Küçük yaşlardan itibaren çocuğa zaman kavramının ne kadar önemli olduğunu aşılamak gerekmektedir, çünkü her çocuk 3 yaştan itibaren zamanı doğru kullanmayı öğrenebilir. Bunun için ailelere büyük görevler düşmektedir. Evde uygulayacakları küçük aktiviteler ile çocuğu bu konuda bilinçlendirmek mümkündür. Örneğin, önce ödevlerini bitirip sonra televizyon izlemesi ya da yemekten önce tatlı yememesi üzerine yapılan konuşmalar ya da çalışma yaparken tutulan süre çocuğun hayatında düzenlilik yaratır.
Okul dönemine geldiklerinde çocukların zaman algısı bir önceki gelişimsel döneme göre daha gelişmiştir. Çocuğunuz ile gün içi zamanları, o gün içinde ne kadar fazla etkinlik yapabileceğinizi, çalışmasını tamamlamak için ne kadar süreye ihtiyacı olduğunu konuşabilirsiniz. Çocuğunuza bir ajanda alabilir veya bir ufak deftere tarih-gün yazarak ajandaya dönüştürebilirsiniz. Çocuğunuza ödevlerini, projelerini teslim tarihlerini, önemli günleri, gezileri, doğum günlerini buraya kaydetmesine yardımcı olun. Bazı çocuklar için yine büyük aylık takvimi odasının duvarına asmak ve oraya not almasını sağlamak daha etkili olabilir.
Çocuğunuza ajandasına/takvimine o gün için planladığı etkinlikleri, yapması gerekenleri süreleri ile yazmasına yardımcı olun. Etkinliği tamamladığında ise ne kadar süre geçtiğine bakın ve tahmini ile karşılaştırın. Bu sayede çocuğunuz belirli etkinlikleri yapmanın ne kadar zaman aldığını öğrenir, bu bilgileri içselleştirir. Ayrıca çocuğunuza öncelik belirlemeyi öğretebilirsiniz, böylece yapması gerekenleri anlayabilir. Her şeyi bir anda düzgün bir şekilde yapamayacağını, öncelik sıralaması yapmasının önemini belirtmeniz çok önemlidir. O gün veya o hafta yapılması gerekenler, yapmak istediklerim diye bir liste hazırladıktan sonra yapılması kesin olanlara bir yıldız ve sonra yapmak istediklerine bir gülen yüz koyarak öncelik belirlemeyi öğretebilirsiniz.
Ayrıca, evinizde ulaşılabilir göz önünde olan mutlaka büyük renkli bir takvim ve sayıları rahat okunabilen bir saat bulundurun. Dilerseniz çocuğunuz ile her ay için kendi takviminizi yapabilir, süsleyebilirsiniz.
Çocuğunuz ile o hafta içinde olacak olan önemli günleri (doğum günü /gezi günü/anneannenin gelişi/filmin geliş tarihi vb.) işaretleyin, resim çizin. Çocuğunuz her sabah /akşam geçen günün üzerine bir çarpı çizebilir, kalan gün sayısına bakabilir. Tüm bu etkinliklerde mutlaka çocuğunuza eşlik edin.
Çocuğunuza sabah kahvaltısında o gün neler yapmayı planladığınızı anlatın. Çocuklar önlerini gördüklerinde daha kontrolde hissederler ve sakin olurlar, aynı zamanda bu açıklamalar ile günü planlamayı, etkinlikleri sıralamayı öğrenirler. Örneğin: Kahvaltıdan sonra giyinip dışarı çıkacağız. Oyun parkına yürüyeceğiz orada biraz zaman geçirdikten sonra öğle yemeği için eve döneceğiz. Öğle uykundan sonra deden bize gelecek gibi açıklamalar yapılmalıdır.
Çocuğunuzun zaman algısını oluşturmak için mutlaka sabah, öğlen, akşam, sonra, önce gibi kavramları kullanın. Sonra-önce kavramını kullanırken çocuğunuzun bildiği bir etkinlik ile birleştirmeniz faydalı olacaktır (öğle yemeğinden sonra, uyumadan önce vb). Çocuğunuzla sınırlı bir zamanda bir etkinlik başlayacak, bitecek ise mutlaka zamanı saat üzerinde gösterin. Örneğin, saat 10’da evden çıkmamız gerekiyor. Bak 10’un üzerine araba yapıştırması koydum bu evden çıkacağımız zaman. Bu kısa kol arabaya geldiğinde ayakkabılarını giymiş bir şekilde evden çıkmaya hazır olman lazım diyebilirsiniz. Böylece çocuğunuz saati kontrol ederek zamanını yavaş yavaş ayarlamayı öğrenir. Bu yöntemi birçok farklı alanda kullanabilirsiniz; ebeveyninin işini bitirmesini beklerken, kitap okuma saati, evden çıkma saati, anneannenin gelme zamanı vb.
Tüm yaş grubundaki çocuklar için yapılması gerekenler;